• Güncel
  • Ekonomi
  • Türkiye
DİĞER
    Ekonomi Kadınların Ekonomideki Yeri ve Önemi

    Kadınların Ekonomideki Yeri ve Önemi

    -

    Son zamanlarda gündemimizde sıkça yer alan kadına şiddet olaylarının toplumumuzu derinden etkilediğinin hepimiz farkındayız. Hayatını şiddet sonucu kaybedenleri saygıyla anıyor, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Şiddete eğilim, her ne şart altında olursa olsun önüne geçilmesi gereken bir durumdur.

     

    Kadınların Ekonomideki Yeri ve Önemi

     

    Ülkemizde cinsiyet eşitsizliğinin etkileri sadece sosyal hayatta değil, ekonomik çevrede de gözlemleniyor.

    Örneğin, kadın-erkek eşitsizliğinin çok sık görüldüğü toplumlarda iş hayatının büyük bir kısmını erkeklerin oluşturduğunu düşünebiliriz.

    Bu da ülkemizdeki insanların potansiyelinin bir kısmını kullanmak, nüfusumuzdan tam verimlilik sağlayamamak ve ülke nüfusunun azımsanamayacak bir kısmını hiçe saymak demektir.

    Böyle toplumlar gerekli altyapılar ile kadınları da en az erkekler kadar ekonomik hayata dahil edecek hazırlıkları tamamlamalıdır.

     

    Yazımızda ülke ekonomimizde kadınların yerini Şili, Almanya, Japonya, Hollanda, Rusya, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri ekonomileriyle karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz.

    Öncelikle karşılaştıracağımız ülkelerdeki kadın nüfus yüzdelerine bakalım:

    Ülkelere Göre Kadın Nüfus Oranı

    Ülkelere Göre Kadın Nüfus Oranı

     

    Grafikten de anlaşıldığı üzere, karşılaştırdığımız ülkelerde, Rusya hariç, kadın nüfusu birbirine çok yakın. Üstelik kadın nüfusunun yıllar boyunca da %50 bandında seyrettiği anlaşılıyor. Aslında bu hiç şaşırtıcı bir sonuç değil, çünkü biyolojik olarak yeni doğan bir çocuğun cinsiyetinin kız olma ihtimali erkek olma ihtimaliyle aynı. Bu sebeple yeni doğan çocukların cinsiyet oranı küçük gruplarda değişse bile büyük popülasyonlarda %50’ye yakın olmalıdır.

    Sonuç olarak, karşılaştırdığımız ülkelerdeki kadın nüfus oranı hemen hemen aynı. Şimdi ise bu ülkelerdeki kadın nüfusunun ülke ekonomisindeki payını inceleyeceğiz.

    Ülkelere Göre Kadınların İş Gücüne Katılım Oranı

    Ülkelere Göre Kadınların İş Gücüne Katılım Oranı

     

    İlk olarak ele alacağımız grafik kadınların iş gücüne katılım oranını gösteriyor. Ülkemizde 2017 yılında kadınların iş gücüne katılım oranının %30’un biraz üstünde olmasıyla birlikte diğer ülkelerin aynı yılda en az %50 orana sahip oldukları dikkat çekiyor. Bu da kıyasladığımız diğer ülkelerde iş hayatındaki kadın sayısı erkek sayısından daha fazla demek oluyor.

    Ülkelere Göre Kadın İstihdam Oranı

    Ülkelere Göre Kadın İstihdam Oranı

    Kadınların iş gücüne katılım oranı grafiği çalışan ve bununla birlikte aktif olarak çalışmayıp iş arayan kadın nüfusunu içeriyor.Türkiye İstatistik Kurumu iş arayan nüfus tanımını son üç ay içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde çalışmaya başlayabilecek durumda olan kişiler olarak tanımlıyor.

    Yukarıdaki grafik ise işsiz kadın nüfusunu hesaba katmıyor. Bir başka deyişle, 15 yaşını doldurmuş ve çalışan kadın sayısının kadın nüfusuna oranını gösteriyor. Türkiye’de bu oranın diğer ülkelere kıyasla çok daha düşük olduğunu, adeta Türkiye’nin diğer ülkelerden negatif bir yönde ayrıştığı gözlemlenebiliyor.

    Ülkelere Göre Orta ve Üst Düzey Kadın Yönetici Oranı

    Ülkelere Göre Orta ve Üst Düzey Kadın Yönetici Oranı

    Yukarıdaki grafik ise çeşitli ülkelerde orta ve üst düzey yönetici olarak çalışan kadın oranlarını karşılaştırıyor. Bu grafiği hazırlama aşamasında kullanılan veri setinde, karşılaştırdığımız 8 ülkenin sadece 3 tanesine ulaşabildik. Bu sebeple grafiğe farklı bölgelerden ülkeler ekledik. Örneğin, İsrail’de orta veya üst düzey yönetici konumunda çalışan kadın sayısı, toplam yöneticilerin %30’undan biraz daha fazlasını oluşturuyor. Genel hatlarıyla bakıldığında tüm ülkelerdeki oranın %50’den (çalışan kadın ve erkek sayısının eşit olduğu durumdan) az olduğu görülüyor.

    Ayrıca Türkiye’de bu oranın %14 civarı olması da düşündürücü. Karşılaştırdığımız ülkeler arasında ülkemizin sonuncu oluşu bu yazıyı yazarken oluşturmak istediğimiz farkındalığın ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha görmemizi sağladı. Eğitim seviyesi aynı olan kadın ve erkekler arasında orta ve üst seviye yöneticilik pozisyonlarında bulunma farkı ülkemizdeki kadın erkek eşitsizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

    Türkiye’de Kadınların Sektörlere Göre Çalışma Oranları

    Türkiye'de Kadınların Sektörlere Göre Çalışma Oranları

    Analizimize bir başka boyut katmak amacıyla ülkemizde kadınların çalıştığı sektörleri inceledik. Yukarıdaki grafikte yıllara göre kadınların çalıştığı 3 ana sektörü inceledik. Görüldüğü üzere kadınlarımız ağırlıklı olarak tarım sektöründe çalışmakta.

    Endüstri ve hizmet sektörüne bakıldığında verinin son yıllarında bir artış yaşandığı görülüyor; fakat gelişmiş ülkeler seviyesinde anılmak istiyorsak bu iki sektörün oranlarının ciddi bir artış eğiliminde olması gerektiğini de belirtelim.

    15 Yaş ve Üstündeki Eğitim Almamış Kadın Oranı

    15 Yaş ve Üstündeki Eğitim Almamış Kadın Oranı

    İnsanların temel haklarından biri olan Eğitim Alma Hakkı’nın karşılaştırdığımız ülkelerde ne derece değerlendirildiğini ve kadınların eğitim alma oranını incelemek gerekirse, yine önceki grafiklere paralel bir sonuçla karşılaştığımızı söylemeliyiz.

    Karşılaşma yaptığımız diğer ülkelerin hepsinin 1970’ten bu yana hemen hemen aynı yüzdelerde seyrettiğini görebiliriz. Türkiye’ye bakıldığında ise sonuçlar pek de sevindirici durmuyor. 1970 yılında kadınlarımızın %70’inden fazlası eğitim almamış!

    Eğitim almayan kadın yüzdesinde keskin bir düşüş olmasına rağmen, bu oran 2010 yılında ülkemiz için yaklaşık %14 civarında. Yine de günümüz şartlarında kabul edilebilir bir sayı değil, zira diğer ülkelerde bu oranın %0’a yakın olduğunu görüyoruz. Zorunlu temel eğitim almamış bir kişinin kendini herhangi bir alanda geliştirmesi çok daha zor olacağından bu oranın hızla düşürülmesi için gereken her adım atılmalı.

    Dünyada İnsanları Endişelendiren Konular

    Analizimizin sonunda kadınların çalışma oranının milletlerin gelişmişlik seviyeleriyle olan ilişkisini inceleyeceğiz. Bunun için insani gelişme endeksi ile kadın istihdam oranı arasındaki korelasyonu inceleyeceğiz.

    Korelasyon faktörü -1 ile 1 arasında değer alır ve negatif değerler ters korelasyonu öngörür. Örneğin, korelasyon faktörü -1’e yakın iki seriden birinin artış gösterdiği yerde diğeri azalış göstermektedir.

    Ülkelerin İnsani Gelişmişlik Endeksleri

    Ülkelerin İnsani Gelişmişlik Endeksleri

    İnsani gelişme endeksi, 189 ülke için hesaplanan endeks sağlık, eğitim ve gelir olmak üzere insani gelişmenin temel boyutlarında ilerlemeyi ölçüyor[1]. Endeks aynı zamanda cinsiyet eşitliği ilkelerini de göz önünde bulunduruyor. Yukarıdaki grafikte karşılaştırdığımız ülkelerin zamana bağlı olarak insani gelişme endeksi değerlerini görebilirsiniz.

    Endeksin tanımı dikkate alınırsa, insani gelişmişlik endeks değeri yüksek olan ülkelerde kadın istihdam oranının da yüksek olduğunu tahmin edebiliriz. Korelasyon analizi yapıldığında yıllara göre 0,57 ve 0,77 arasında bir korelasyon faktör değeri çıkıyor. 0.5 ve üstü korelasyon faktörü genelde iki değişken arasında pozitif bir ilişki olduğunu belirtir.

    Yani karşılaştırdığımız ülkeler için insani gelişme endeksi ile kadın istihdam oranı arasında pozitif bir ilişkinin varlığından bahsedebiliriz. Kısacası, insani gelişme endeksi değeri yüksek olan ülkelerde kadın istihdam oranının da daha yüksek olması beklenir.

     

    Grafikleri incelediğimizde tablonun ülkemiz için pek iç açıcı olmadığı aşikâr. Ülkemizde kadının iş hayatındaki yerinin kıyasladığımız diğer ülkelere nazaran çok daha küçük olduğunu görmezden gelemeyiz. Ancak bu sonuçları yapıcı bir biçimde ele alırsak ülkemizde gelişmeye açık bir potansiyel nokta fark etmiş oluruz.

    İş hayatında cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerektiğinin altını çizerek kadınların iş hayatına katılımını arttırmanın ülkemiz için kullanılmayan bir potansiyelin kullanılmaya başlanması demek olduğunu unutmamalıyız.

    [1] UNDP Türkiye’nin İnsani Gelişme Endeksi (Human Development Index) tanımıdır.

    Kaynak : www.ourworldindata.org

    Arda
    Arda'nın veri bilimine olan ilgisi üniversite yıllarının başında başladı. Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenim gördüğü sürede veri madenciliği ile ilgili çeşitli projelerde görev aldı. Endüstri mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra veri haberciliği üzerine çalışmalarını ilerletebilmek amacıyla Ekseriyet'i hayata geçirdi.

    3 YORUMLAR

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    En Yeniler

    Geçmişten Günümüze İnternet Kullanımı ve Koronavirüs Etkisi

      COVID-19 salgınıyla birlikte internet kullanımının zirve noktasına ulaştığını görüyoruz. Bunun sebebi ise günler süren bu evde kalma sürecinde iletişim,...

    Spotify Keşif Listelerini Nasıl Hazırlıyor?

      Eğer bir Spotify kullanıcısıysanız muhtemelen Spotify’ın her pazartesi kullanıcılarına olarak hazırladığı haftalık keşif listesini incelemişsinizdir veya hoşunuza giden bir...

    Steam Oyunlarının Analitik İncelenmesi

      Bildiğimiz gibi bilgisayar oyunları sadece bir hobi olarak değerlendirilmeyi çoktan geçti. Oyun sektörünün hızla büyüdüğü ve e-spor tanımının hızla...

    Bahis Oyunlarına ve Kumarhane İşletmelerine Genel Bakış

      Bahis oyunları ve genel olarak kumar, ortaya belli bir miktar para konarak oynanan şans ve talih oyunlarına verilen genel...

    Öne Çıkanlar

    Geçmişten Günümüze İnternet Kullanımı ve Koronavirüs Etkisi

      COVID-19 salgınıyla birlikte internet kullanımının zirve noktasına ulaştığını görüyoruz....

    Spotify Keşif Listelerini Nasıl Hazırlıyor?

      Eğer bir Spotify kullanıcısıysanız muhtemelen Spotify’ın her pazartesi kullanıcılarına...

    Bunlar da ilginizi çekebilirYENİ
    Tavsiye ediliyor